Ece Ayhan - Fayton Şiiri İncelemesi

 


O sahibinin sesi gramofonlarda çalınan şey
incecik melankolisiymiş yalnızlığının
intihar karası bir faytona binmiş geçerken ablam
caddelerinden ölümler aşkı pera'nın
Esrikmiş herhal bahçe bahçe çiçekleri olan ablam
tüllere sarılmış mor bir karadağ tabancasıyla
çiçeksiz bir çiçekçi dükkanının önünde durmuş
zakkum fotoğrafları varmış cezayir menekşeleri camekânda
cezayir menekşelerini seçip satın alışından olabilir mi ablamın.
Ben ki son üç gecedir intihar etmedim hiç, bilemem
intihar karası bir faytonun ağışı göğe atlarıyla birlikte

A) Şiirin Biçim Yönünden İncelenmesi

Şiir toplam üç bentten oluşmaktadır. Bu bentlerin ikisi dörtlük şeklinde bir tanesi de üçlük şeklinde yazılmıştır. Eğer şairimiz sonuna bir üçlük daha eklemiş olsaydı sone şeklinde yazılmış diyebilirdik ancak böyle bir durum söz konusu değildir.

Şiir, II. Yenicilerin büyü bir çoğunluğunda karşılaştığımız gibi ölçüsüz ve duraksız bir şekilde yazılmıştır. Kafiye ve redif unsurlarına pek dikkat edilmemiş olsa da ilk dörtlükte ilgi hali ekinden kaynaklanan bir redife, ikinci dörtlükte ise “a” sesinden kaynaklanan yarım kafiyeyle karşılaşmaktayız. Ayrıca şiir belli bir uyak düzenine de sahip değildir.

Şair genel olarak II. Yenicilerde çok sık rastladığımız alışılmamış bağdaştırmalara yer vermiştir. Belirgin bir söz sanatı göze çarpmamaktadır.

B) Şiirin İçerik Yönünden İncelenmesi

Şiir anlam olarak kapalı olsa da kullanılan kelimeler açısından yalın bir dile sahiptir. Yalnızca “esrik” kelimesi belki bilinmeyenler listesine alınabilir. O da “alkollü içki içmiş ya da uyuşturucu almış olan” anlamına gelmektedir.

Şiir II. Yeni şairi olan Ece Ayhan tarafından yazılmış ve tamamen bu dönemin özelliklerini barındırıyor diyebiliriz. Ece Ayhan, II. Yeni dönemi içerisinde gerçekten bu dönemin şiir anlayışından kopmayarak şiir yazmayı sürdürmüş usta bir şairdir.

Ece Ayhan, “Fayton”u; Atatürk’le aşk yaşamış ve ona olan aşkı ayrılmalarından sonra da aynı şiddette sürmüş bulunan, ziyaret için geldiği Çankaya Köşkü’ne –Latife Hanımın karşı çıkışı yüzünden- alınmayışını gururuna yediremeyerek Çankaya yolu üzerinde bir faytonda intihar eden “Fikriye Hanım” için yazdığını söylemektedir. Şair, Fikriye Hanım’dan söz ederken “ablam” ifadesini kullanmaktadır. Bu, onun hem yaşadığı duygusal yoğunluk doğrultusunda gösterdiği cesaret bakımından hem de gördüğü muameleye tepkisiz kalmayı seçmemiş olması yüzünden Fikriye Hanımın tarafını tuttuğunu gösterir.

Şiirin son bölümündeki ilk dize, intihar kavramına şairin farklı bir anlam yükleme, değişik açılımlar kazandırma çabasını da yansıtmaktadır. Edip Cansever bu dizeyi “erotik belirlenişin apaçıklık içinde verilişine” bir örnek olarak göstermektedir.  Hangi öznel yorumla anlamlandırılırsa anlamlandırılsın, bu dizedeki “intihar” kavramının şiirin ilk iki bölümündekinden farklı bir vurgu taşıdığı, periyodik özellikte bir “süreklilik”i imleyerek verildiği, şairin, önceki dizelerde işlediği “intihar etmek” eyleminin öznesini birden değiştirip dikkati kendisine yöneltmek suretiyle artık okurla da buluşabilen –anlatımdaki manevra eşzamanlı biçimde okuru da “kendi ben”ine yöneltmektedir çünkü- bir “ortak özne” üzerinden “tikelden tümele sıçramaya” çalışarak bu kavramı değişik yaşamsal an ya da durumlara doğru genişlettiği kesindir.  

HAYATI

1931 yılında Muğla Datça’da doğan sanatçı, Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirmiş ve bir süre çeşitli ilçelerde kaymakamlık yapmıştır. Memurluktan ayrılan Ece Ayhan hastalığı nedeniyle uzun süre yurt dışında tedavi görmüştür, beyninden birkaç kez ameliyat olmuştur. İlk şiiri 1954’te “Türk Dili dergisi”nde yayınlanan şair birçok dergide şiirler kaleme almıştır. Sekiz ay kaldığı belediyenin huzurevinde rahatsızlanmış ve kaldırıldığı hastanede 13 Temmuz 2002 tarihinde 71 yaşında hayatını kaybetmiştir.

EDEBİ KİŞİLİĞİ

İkinci Yeni’nin en önemli şairlerinden olan sanatçı, İkinci Yeni ismi yerine, benimsediği bu anlayışa “Sivil Şiir” adını koymuştur.

Şairin şiirlerinde kendine özgü bir dili, biçim ve anlam kaygısından uzak bir üslubu vardır. Kullandığı dil Ece Ayhan’ın sanatının mihver noktasıdır. Dili garip kullanmış, cümleleri ters düz etme gibi oyunlara başvurmuş ve bu yönüyle “görüntücü imge ustası” olarak anılmıştır.

Aklın sınırlarını zorlayan, sürrealizme kayan bir üslup benimsemiş olan Ece Ayhan, dünyaya karanlık bir bakış açısı ile bakmış, ölüm ve arzunun birlikteliği ile örülmüş bir lirizm kullanmıştır.

“Kimsesizlerin, sokaklarda yaşayanların, açların ve parklarda barınanların, dışlanmışların, orta ikiden ayrılanların, kabadayıların, berduşların, kısacası tarih dışına düşürülen lümpenlerin yanında rahat ediyorum ben.” diyen şair marjinal, ters, aykırı bir şairdir.

Şiir dışındaki düzyazı eserlerinde, edebiyat, sanat, tarih, politika, ekonomi hakkındaki görüşlerine yer vermiştir. Bu yazılarındaki düşünceleri ile İkinci Yeni’nin en çok tartışılan sanatçılarından olmuştur.

ESERLERİ: Şiir: Kınar Hanım’ın Denizleri, Bakışsız Bir Kedi Kara, Ortodoksluklar, Devlet ve Tabiat, Yort Savul (Toplu Şiirler), Zambaklı Padişah, Çok Eski Adıyladır, Sivil Şiirler, Son Şiirler

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kazak Türkçesi - Ses ve Şekil Bilgisi

Necip Fazıl Kısakürek - Büyük Doğu Marşı Şiir İncelemesi